27 Kasım 2012 Salı

Elbet Bir Gün


        İnsan yaş aldıkça mutlu olma potansiyelinden bir şeyler mi yitiriyor bilmiyorum ama bana olan bu. Her geçen yıl bir öncekinden kötü. Yalnız zaman geçirmekten, düşünmekten nefret eder oldum. Devşirme planlarla sırf gidebilmek için günü geçiriyorum. Yarın hiç bilmediğim bir dilde çokça şey anlatmam istenecek ve ben bir gün ve bir geceye sığdırılan zamanda hiç bilmediğim bir dilde kendimi anlatacağım. 24 yıldır konuştuğum dilde yapamadığım şeyi benden bu şekilde istemeleri bana komik geliyor. 24 yıldır bildiğin bir dilde yanlış anlaşılmaktansa, konuşamadığımdan anlaşılmamak daha makbul sanki.
        İçimden geçip gittiğini sandığım ne varsa gün yüzüne çıkıyor. Veda etmiştiniz, gitmemişsiniz...

Hiç yorum yok: