16 Temmuz 2012 Pazartesi

509

        Kim güce sahip olursa olsun tutulmayacak tipler vardır. Ama bunlar ortalıkta dolaşıp muhalif edebiyat parçalayan tipler değildir. Hem de hiç. Çünkü bu tipler kendi doğruları, hakları için öyle bilenmişlerdir ki güce sahip olduklarında yapacakları tek şey; kendilerine yapılanlarla, yapabileceklerini yarıştırmaktır. Tüm bu sidik yarıştırma kavgasının dışında kalan, yalnızca insan gibi yaşamayı ve yaşatmayı isteyen çok küçük bir azınlık vardır. Tekrar belirteyim etrafta gördüğünüz hak, hukuk, özgürlük savunucusu kostümlü, kuyruğuna basılmış tiplerden bahsetmiyorum. 509'la tanışmamız nerede durmam gerektiğini düşündüğüm günlere rastladı, şanslıyım ki birbirimizi anlayabildik ve ben bu haksız ego savaşlarının içinde kaybolup kalabalıklara karışmadım.
        Nefes alıp vermek gibi fizyolojik temel mevzular dışında ortak yanı olmayan insanları bir arada yaşatabilmenin ve herkes için huzuru koruyabilmenin tek yolu tüm bu kalabalığı birbirine bağlayacak bir şeyler bulmaktır. Bu da toplumdaki herkese birey olmanın getirdiği sorumlulukları da eksiksiz edindirip, empati denen herkesin bildiği,önünden gelip geçtiği ama hiç aralamadığı o kapıyı açtırmaktır. Ki bu da herkesin ötekileşmeye çalıştığı, sürü psikolojisinden kurtulduk hesabına sürü halinde sağa sola koşuşan insanların devrinde mevzumuzun şimdilik ütopik kısmıdır diyebiliriz.


Teşekkürler Erich Maria Remarque...
     

Hiç yorum yok: